Bir gün çocuğunuzun sık sık göz kırptığını fark edersiniz. Önce bir şey kaçtı diye düşünürsünüz, sonra yorgun olduğunu. Ama haftalar geçer ve göz kırpma sürer; belki yerini burun kırıştırmaya ya da boğaz temizlemeye bırakır. “Yapma” dediğinizde bir süre duruyor, sonra yeniden başlıyor. Bu bir alışkanlık mı, bir alerji mi, yoksa tik mi?
Bu soru, kliniğimize başvuran ailelerin en sık sorduğu sorulardan biridir. Bu yazıda tekrarlayan hareketlerin ve seslerin olası nedenlerini, bunları birbirinden nasıl ayırabileceğinizi ve hangi durumda bir uzmana başvurmanız gerektiğini anlatıyoruz.
Tik nedir?
Tikler, ani, hızlı, tekrarlayan ve ritmik olmayan hareketler ya da seslerdir. Göz kırpma, kaş kaldırma, burun kırıştırma, omuz silkme, baş sallama gibi hareket tikleri; boğaz temizleme, burun çekme, öksürür gibi ses çıkarma, homurdanma gibi ses tikleri en sık görülenlerdir. Tikler okul çağındaki çocuklarda oldukça yaygındır ve büyük çoğunluğu geçicidir.
Tiklerin en belirgin özelliği, istem dışı olmalarıdır. Çocuk bir tiki kısa bir süre bastırabilir; ancak bu bastırma çoğu zaman bir iç gerginlik yaratır ve ardından tik daha yoğun biçimde ortaya çıkar. Pek çok çocuk, tikten hemen önce bir kaşıntı, gerginlik ya da “bir şeyi yapmam gerek” hissi tarif eder.
Alışkanlıktan farkı ne?
Tırnak yeme, saç çekiştirme, parmak emme ya da kalem ısırma gibi davranışlar genellikle alışkanlık olarak adlandırılır. Bu davranışlar çoğunlukla sıkılma, yorgunluk, kaygı ya da yoğun düşünme anlarında ortaya çıkar ve daha yavaş, daha uzun süreli eylemlerdir. Tikler ise ani ve kısa sürelidir; bir saniyeden kısa sürede olup biter.
Bir başka fark, davranışın amacıdır. Alışkanlıklar çoğu zaman çocuğa bir rahatlama, oyalanma ya da kendini sakinleştirme işlevi görür. Tikler ise belirli bir amaca hizmet etmez; çocuk onları istemeden yapar ve çoğu zaman engellemek ister.
Alerji ya da göz sorunu olabilir mi?
Evet, ve bu olasılıkların dışlanması önemlidir. Sık göz kırpma; göz kuruluğu, alerjik konjonktivit, görme kusuru ya da göz kapağı iltihabı gibi göz sorunlarından kaynaklanabilir. Burun çekme ve boğaz temizleme; alerjik nezle, sinüzit ya da geniz akıntısıyla ilişkili olabilir. Bu nedenle tekrarlayan hareketler ve sesler fark edildiğinde, ailelerin çoğu önce göz doktoruna ya da çocuk doktoruna başvurur; bu doğru bir adımdır.
İpucu şudur: Alerji ya da göz sorunlarından kaynaklanan belirtiler genellikle tek bir alanla sınırlı kalır, mevsimle ya da belirli ortamlarla ilişkilidir ve tedaviyle düzelir. Tikler ise zamanla yer değiştirebilir; göz kırpma azalırken omuz silkme başlayabilir. Tıbbi tedaviye rağmen süren ya da yer değiştiren belirtiler tik olasılığını düşündürür.
Kaygı ile ilişkisi var mı?
Kaygı ve stres tikleri artırabilir; ancak tiklere neden olmaz. Sınav dönemlerinde, okulun ilk günlerinde ya da heyecanlı bir olay öncesinde tiklerin artması çok sık görülür. Öte yandan bazı çocuklarda kaygı da tikler kadar belirgin bir sorun olabilir ve ayrıca ele alınması gerekir. Bazen de çocuğun yaptığı tekrarlayan hareket, tik değil bir zorlantıdır; örneğin bir şeye belirli sayıda dokunmak ya da her şeyi simetrik yapmak. Bu durumda obsesif kompulsif bozukluk olasılığı değerlendirilir.
Ayırt etmek için nelere dikkat etmeli?
Ailelerin gözlemleri, doğru değerlendirme için çok değerlidir. Aşağıdaki sorular, davranışın niteliğini anlamaya yardımcı olabilir:
- Hareket ani ve kısa mı, yoksa yavaş ve uzun süreli mi?
- Çocuk davranışı bastırabiliyor mu? Bastırdığında ne oluyor?
- Hareketten önce bir dürtü ya da rahatsızlık hissinden söz ediyor mu?
- Davranış zamanla yer değiştiriyor mu, yeni hareketler ya da sesler ekleniyor mu?
- Uykuda görülüyor mu?
- Heyecan, yorgunluk, ekran başında kalma gibi durumlarda artıyor mu?
- Çocuk bir etkinliğe yoğun biçimde odaklandığında azalıyor mu?
Bir hafta boyunca bu gözlemleri not etmek ve çocuğu rahatsız etmeden kısa video kayıtları almak, değerlendirmede çok yardımcı olur.
Ne zaman bir uzmana başvurmalı?
Pek çok çocukta tikler hafiftir, birkaç ay içinde kendiliğinden azalır ve tedavi gerektirmez. Ancak şu durumlarda tik bozuklukları açısından değerlendirme yapılmasını öneriyoruz:
- Tikler birkaç aydır sürüyor ve azalmıyorsa
- Hem hareket hem ses tikleri varsa
- Tikler ağrıya, yorgunluğa ya da yaralanmaya yol açıyorsa
- Çocuk tikleri nedeniyle utanıyor, alay ediliyor ya da sosyal ortamlardan kaçıyorsa
- Tiklere dikkat sorunları, takıntılar ya da yoğun kaygı eşlik ediyorsa
- Tikler okul başarısını etkiliyorsa
Tiklere sık eşlik eden dikkat eksikliği ve kaygı da değerlendirmenin önemli bir parçasıdır; çünkü çoğu zaman çocuğu en çok zorlayan şey bunlardır.
Tikler nasıl tedavi edilir?
Tiklerin büyük çoğunluğu hafif ve geçici olduğu için tedavi gerektirmez; bu çocuklarda bilgilendirme ve izlem yeterlidir. Tiklerin istem dışı olduğunu, zararsız olduğunu ve çoğunlukla zamanla azaldığını bilmek hem aileyi hem çocuğu rahatlatır.
Tikler çocuğu rahatsız ediyor ya da yaşamını kısıtlıyorsa ilk tercih davranışsal tedavidir. Bu tedavide çocuk, tikten önceki iç sinyali fark etmeyi ve o anda tikle aynı anda yapılamayan, dışarıdan fark edilmeyen başka bir hareketi uygulamayı öğrenir. Bu yöntem, çocuğun tikleri üzerinde kontrol duygusu kazanmasını sağlar ve pek çok çocukta belirgin rahatlama yaratır. Ağır tiklerde ve davranışsal tedavinin yeterli olmadığı durumlarda ilaç tedavisi de seçenekler arasında yer alır.
Okulda neler yapılabilir?
Öğretmenin tikler hakkında bilgi sahibi olması, çocuğun sınıfta haksız yere uyarılmasını önler. Ses tikleri olan bir çocuk, sessiz bir sınavda zorlanabilir; bu durumda ayrı bir sınav ortamı ya da kısa molalar düşünülebilir. Arkadaşlarının tiklerle alay etmesine karşı öğretmenin net bir tutum alması çok önemlidir. Bazı çocuklar, sınıf arkadaşlarına tiklerini kısaca anlatmayı tercih eder; bu açıklama merakı ve yorumları çoğu zaman sona erdirir.
Aileler nasıl davranmalı?
Tik fark eden ailelerin ilk tepkisi genellikle çocuğu uyarmaktır: “Yapma şunu”, “gözlerini kırpıp durma.” Ancak tikler istem dışı olduğu için bu uyarılar işe yaramaz; aksine çocuğun dikkatini tike yönelterek ve gerginlik yaratarak tikleri artırabilir. Önerilerimiz şunlardır:
- Tiklere dikkat çekmeyin ve çocuğu durdurmaya çalışmayın.
- Tik sırasında olağan biçimde davranmaya devam edin.
- Kardeşlerin ve yakın çevrenin tikleri taklit etmesine ya da yorum yapmasına izin vermeyin.
- Yeterli uyku, dengeli ekran kullanımı ve düzenli fiziksel etkinliği destekleyin.
- Çocuğunuzla tikler hakkında sakin bir dille konuşun; bunun onun suçu olmadığını ve pek çok çocukta görüldüğünü anlatın.
Sonuç olarak
Tekrarlayan hareketler ve sesler çocuklarda sık görülür ve çoğu zaman zararsızdır. Önce göz ve alerji gibi tıbbi nedenlerin dışlanması, ardından davranışın niteliğinin dikkatle gözlemlenmesi doğru değerlendirmenin temelidir. Tikler çocuğun yaşamını etkilemeye başladığında ise davranışsal tedaviler ve gerekirse diğer yöntemlerle çocuğun rahatlaması mümkündür.
Kısa sorular
Tikler bulaşıcı mı, başka çocuklardan görüp mü yapıyor?
Tikler bulaşıcı değildir. Bazen bir çocuk başka birinin hareketini kısa süre taklit edebilir; ancak gerçek tikler istem dışıdır ve taklitle ortaya çıkmaz.
Ekran süresini azaltmak tikleri azaltır mı?
Uzun süreli ekran kullanımı bazı çocuklarda tikleri artırabilir. Ekran süresini dengelemek ve yerine fiziksel etkinlik koymak çoğu zaman yararlıdır.
