Hafta içi: 09.00 – 18.00AnkaraMerak ettiğiniz bir konu mu var? Yanıtlar burada
Çocuk PsikiyatrisiAnkara Randevu Al

Tanı ve Tedaviler

Travma sonrası stres bozukluğu

Afet, kaza, şiddet ya da ani bir kayıp sonrasında çocuğun eski hâline dönemediğini fark eden ailelerin en çok sorduğu soruları yanıtlıyoruz.

Kısa yanıt

Zor bir olayın ardından ilk haftalarda görülen korku, uyku sorunları ve ayrılık kaygısı çoğu zaman olağandır. Tepkiler bir aydan uzun sürüyor, giderek artıyor ya da çocuğun okul ve oyun yaşamını engelliyorsa travma sonrası stres bozukluğu düşünülür ve travma odaklı terapilerle tedavi edilir.

Hangi olaylar çocuklarda travmaya yol açabilir?

Travmatik olaylar, çocuğun kendisinin ya da sevdiği birinin yaşamının veya bedeninin ciddi biçimde tehlikeye girdiği durumlardır. Deprem, sel ve yangın gibi afetler, trafik kazaları, ağır yaralanmalar, fiziksel ya da cinsel istismar, aile içi şiddete tanık olma, savaş ve zorunlu göç, bir yakının ani ölümü bu olayların başında gelir. Ağır tıbbi işlemler, uzun süreli yoğun bakım deneyimleri ve köpek saldırısı gibi olaylar da bazı çocuklarda benzer etkiler yaratabilir. Bölgenizdeki uzmanları çocuk psikiyatrisi Ankara ana sayfasında bir arada görebilirsiniz.

Çocuğun olayı doğrudan yaşaması gerekmez; olaya tanık olmak ya da çok yakın birinin başına geldiğini öğrenmek de travmatik etki yaratabilir.

Zor bir olaydan sonra hangi tepkiler olağandır?

Travmatik bir olayın ardından ilk günlerde ve haftalarda çocuklarda görülen pek çok tepki, olağan dışı bir duruma verilen olağan tepkilerdir:

  • Korku, ağlama, ebeveynden ayrılmak istememe
  • Uyku sorunları, kâbuslar, yalnız uyuyamama
  • Olayı tekrar tekrar sorma ya da hiç konuşmak istememe
  • İştah değişiklikleri, karın ve baş ağrıları
  • Sinirlilik, öfke patlamaları
  • Dikkat dağınıklığı

Çocukların büyük çoğunluğunda bu tepkiler, güvenli bir ortam ve ailenin desteğiyle birkaç hafta içinde belirgin biçimde azalır.

Travma sonrası stres bozukluğu yaşayan genç kız kucağında ağırlıklı battaniye ile sakinleşme teknikleri uyguluyor.

Travma sonrası stres bozukluğu ne zaman düşünülür?

Aradan bir ay geçtiği hâlde tepkiler sönmüyorsa, hatta şiddetleniyorsa ve çocuk okuluna, oyununa, arkadaşlarına dönemiyorsa travma sonrası stres bozukluğundan (TSSB) söz edilebilir. TSSB'nin dört temel belirti grubu vardır:

  1. Yeniden yaşama: Olayın görüntülerinin istemeden akla gelmesi, kâbuslar, olayı hatırlatan durumlarda yoğun sıkıntı ya da bedensel tepkiler
  2. Kaçınma: Olayı hatırlatan yerlerden, kişilerden, konuşmalardan ve düşüncelerden uzak durma
  3. Düşünce ve duygularda olumsuz değişiklikler: Süreğen korku, suçluluk, utanç; sevdiği etkinliklere ilgi kaybı, başkalarından kopukluk hissi
  4. Aşırı uyarılmışlık: Sürekli tetikte olma, kolay irkilme, uyku sorunları, öfke, dikkat güçlüğü

Belirtiler yaşa göre değişir mi?

Evet. Okul öncesi çocuklar yaşadıklarını sözcüklerle anlatamadığı için olayı oyunlarında tekrar tekrar canlandırabilir, kazanılmış becerilerde gerileme gösterebilir (altını ıslatma, parmak emme, bebeksi konuşma), ebeveyne yoğun biçimde yapışabilir ve yeni korkular geliştirebilir.

Okul çağındaki çocuklarda olayla ilgili suçluluk duyguları, “ben dikkatli olsaydım olmazdı” gibi düşünceler, okul başarısında düşüş, bedensel yakınmalar ve olayı hatırlatan durumlardan kaçınma öne çıkar.

Ergenlerin tepkileri yetişkinlerinkine yaklaşır: odasına çekilme, gelecekle ilgili karamsarlık, tehlikeli işlere girişme, içki ya da uyuşturucu denemeleri ve kendine zarar verme bu yaşta karşımıza çıkabilir.

Neden bazı çocuklar daha çok etkilenir?

Aynı olayı yaşayan çocukların hepsi TSSB geliştirmez. Olayın şiddeti ve süresi, çocuğun olaya ne kadar yakın olduğu, daha önceki travmatik yaşantılar, mevcut kaygı ya da depresyon, ebeveynlerin de olaydan etkilenmiş olması ve olay sonrasında yeterli destek alınamaması riski artırır. Buna karşılık sıcak ve tutarlı bir aile ortamı, güvenliğin hızla yeniden sağlanması ve çocuğun duygularını ifade etmesine fırsat verilmesi koruyucudur.

Değerlendirme nasıl yapılıyor?

Değerlendirmeye başlarken ilk sorumuz şudur: Bu çocuk bugün güvenli bir ortamda mı yaşıyor? Şiddet ya da istismar sürüyorsa terapiden önce koruma adımları atılmalıdır. Bunun ardından anne babayı ayrı bir odada dinler; ne olduğunu, o günden bu yana evde neyin değiştiğini ve çocukta neleri fark ettiklerini öğreniriz.

Çocuktan ilk görüşmede olanları anlatmasını beklemeyiz. Küçüklerle oyuncaklar ve boya kalemleri, büyüklerle gündelik bir sohbet önce güveni kurar; anlatmak isterse zaten anlatır. Belirtilerin ağırlığını yaşına uygun anketlerle ölçüyor; kaygı, depresyon ve uyku sorunları gibi eşlik eden durumları değerlendiriyoruz.

Tedavide neler yapılıyor?

Travmaya odaklanan BDT

TSSB'li çocuklar için araştırmalarda en güçlü desteği alan yaklaşımlardan biri, travmaya odaklanan bilişsel davranışçı terapidir. Çocuk ilk haftalarda duygularını adlandırmayı ve bedenini yatıştırmayı öğrenir. Sonra, kendini hazır hissettiğinde, yaşadıklarını adım adım yazıya ya da resme döker; böylece dağınık ve korkutucu parçalar başı ve sonu olan bir hikâyeye dönüşür. “Ben uslu dursaydım olmazdı” gibi düşünceler sınanır ve çocuk korktuğu için uzak durduğu yerlere, seslere yeniden yaklaşır. Ebeveynler sürecin önemli bir parçasıdır.

EMDR

EMDR, çocuk zor anıyı aklında tutarken sağa sola göz hareketleri ya da dönüşümlü dokunuşlar kullanılan, anının taşıdığı yükü hafifletmeyi amaçlayan bir yöntemdir; yaşa göre uyarlanarak çocuklarda da kullanılır.

Aile ile çalışma

Okul öncesi çocuklarda iyileşmenin anahtarı çoğu zaman anne babanın elindedir. Ebeveynin de odada olduğu oyun seansları ve aile temelli tedaviler, çocuğa “artık bizimlesin, güvendesin” mesajını en güçlü biçimde verir.

İlaç tedavisi

TSSB'de ilk tedavi terapidir. Terapiye rağmen çocuk geceleri uyuyamıyorsa ya da ağır bir mutsuzluk, terapiden yararlanmasını engelliyorsa ilaç tedavisi destekleyici olarak kullanılabilir.

Aile olarak neler yapabiliriz?

  • Çocuğunuza artık güvende olduğunu hem sözlerinizle hem de davranışlarınızla gösterin.
  • Günlük düzeni, yemek ve uyku saatlerini olabildiğince sürdürün.
  • Sorduklarına kısa, doğru ve yaşının anlayabileceği yanıtlar verin; bilmediğiniz bir şeyi uydurmayın.
  • Konuşmak istediğinde dinleyin; istemediğinde zorlamayın.
  • Olayla ilgili haberlerin ve görüntülerin tekrar tekrar izlenmesini sınırlayın.
  • Gerileme davranışlarını cezalandırmayın; bunlar geçicidir.
  • Siz de yorgun ve korkmuş olabilirsiniz; kendinize destek aramak çocuğunuza da iyi gelir.

Okul neler yapabilir?

Çocuğun sırasına, arkadaşlarına ve teneffüslerine dönmesi, hayatın kaldığı yerden sürdüğünü gösteren en somut işarettir. Öğretmen olanları bilirse bir süre dalgın ya da huysuz görünen çocuğa sabırla yaklaşabilir, ödevleri bir süreliğine azaltabilir ve tatbikat gibi olayı hatırlatabilecek etkinliklerden önce aileye haber verebilir. Okul rehberlik servisiyle iş birliği, çocuğun okulda da güvenli bir yetişkine ulaşabilmesini sağlar.

Yıl dönümleri ve hatırlatıcılar neden önemli?

Travmatik olayın yıl dönümü, olayın yaşandığı mevsim, benzer bir ses ya da koku, hatta televizyonda görülen bir haber, toparlanmış görünen bir çocukta bile belirtileri kısa süreliğine geri getirebilir. Bu durum tedavinin başarısız olduğu anlamına gelmez; zihnin hatırlatıcılara verdiği olağan bir tepkidir. Bu nedenle tedavinin son görüşmelerinde aileyle birlikte, bu tür dönemlerde neler yapılacağını içeren kısa bir plan hazırlıyoruz: çocuğu önceden bilgilendirmek, o günlere sakin ve tanıdık etkinlikler planlamak, gerekirse bir hatırlatma görüşmesi yapmak gibi. Afet gibi toplumu etkileyen olaylarda yıl dönümlerinde medyada yoğunlaşan görüntülerden çocuğu korumak da önemlidir.

Sık sorulan sorular

Çocuğumla olay hakkında konuşmalı mıyım, yoksa unutmasına mı izin vermeliyim?

Olayı hiç konuşmamak, çocuğun bunun konuşulamayacak kadar korkunç olduğunu düşünmesine yol açabilir. Çocuğu zorlamadan, konuşmak istediğinde ona yer açmak en doğrusudur.

Belirtiler aylar sonra ortaya çıkabilir mi?

Evet. Bazı çocuklarda belirtiler olaydan aylar sonra, örneğin bir yıl dönümünde ya da hatırlatıcı bir olayla birlikte ortaya çıkabilir.

Terapi çocuğun olayı yeniden yaşamasına yol açmaz mı?

Hayır. Anlatma aşamasına, çocuk bedenini yatıştırmayı öğrendikten ve kendini hazır hissettikten sonra geçilir; hız tamamen ona göre ayarlanır. Hedef, anının ağırlığını azaltmaktır.

Kardeşi olayı yaşamadı ama o da korkuyor; bu olağan mı?

Olağandır. Evdeki gerilim ve dikkatin tek çocukta toplanması diğer kardeşleri de sarsar. Onlara da olanları anlatmak ve baş başa vakit ayırmak iyi gelir.

Tedavi ne kadar sürer?

Travma odaklı terapiler çoğunlukla birkaç ay süren düzenli görüşmeler hâlinde planlanır. Süre, olayın türüne ve çocuğun belirtilerine göre değişir.

Olaydan sonra çocuğum yanımızda uyumak istiyor; izin vermeli miyiz?

Zor bir olayın ardından bir süre ebeveyne yakın uyumak istemek olağandır ve izin vermek güven duygusunu destekler. Haftalar içinde, çocuğun hazır oluşuna göre kendi yatağına kademeli bir dönüş planlanabilir.

Randevu Al